Browsed by
Category: Düşünceler

5651 Sayılı Yasa ve Özgürlüklerin Kısıtlanması

5651 Sayılı Yasa ve Özgürlüklerin Kısıtlanması

lkd_logo5651 sayılı yasanın yeniden yapılandırılması zaruri bir ihtiyaçtır. Fakat, mevcut hükümetin yasa yapma tekniğindeki kolaycılığı (birbiri ile alakasız onlarca maddenin torbaya doldurulup oldu bittiye getirilmesi tekniği) tekrarlanmakta ve Türkiye’de İnternet Özgürlüğü konusunda çok ciddi sıkıntılara neden olan 5651 sayılı yasa son derece yanlış amaçlar ile yangından mal kaçırırcasına yeniden yazılmak istenmektedir.

Bu yasanın sorunlu olan maddelerinin düzeltilmesi konusundaki toplumun beklentileri yine karşılanmamakta, uluslararası hukukun, anayasanın ve yasaların koruduğu özgürlükler tamamen rafa kaldırılmakta ve konunun uzmanı hukukçuların, bilişim uzmanlarının ve STK’ların görüş ve önerileri dinlenmeden ve yaptıkları uyarılar dikkate dahi alınmadan 5651 sayılı yasa torba teklif içinde yasalaştırılmaya çalışılmaktadır.

İnternet’in sansürlenmesini; katalog suçların bahane edilerek web sayfalarının ve sitelerinin toptan kapatılmasını; site kapatma ve erişim engellemelerinin denetime açık ve şeffaf olarak kamuoyu ile paylaşılma beklentisinin karşılanmamasını; Bakanlık ve TİB gibi siyasi kurumların hukukun da üstüne çıkarak İnternet’i yönetme ve kontrol etme yetkisini ellerine almasını; İnternet üzerinde servis, hizmet, yer sağlayıcılık vb. ticari faaliyetlerde bulunan özel şirketleri, Hükümetin kontrolündeki bir birliğin içine alarak otoriter ve despot bir yönetim tarzının getirilmesini; erişim engellemesini URL bazında yapmak için tüm Türkiye’nin İnternet trafiğinin denetlenmesini, gözetlenmesini ve hatta kayıt altına alınıp saklanmasını İSTEMİYORUZ.

İnternet üzerinden haberleşme, haber alma-verme ve iletişim özgürlüklerinin kontrol ve kayıt altına alınma çabasına karşı İnternet’in Özgür kalmasını İSTİYORUZ.

5651 sayılı yasada yapılmak istenen değişikliklerin derhal geri çekilmesini, bu yasanın konusuna giren başlıklarda Uluslararası hukuka uygun, bireylerin Anayasal haklarını koruyan ve İnternet’in özgür kalmasını sağlayacak düzenlemelerin konu hakkında uzmanlığı ve faaliyetleri olan tüm tarafların katılımı ile yeniden ele alınmasını talep ediyoruz.

Linux Kullanıcıları Derneği

Yönetim Kurulu

Kaynak : Türkiye Linux Kullanıcıları Derneği

Orçun Madran Blogundan esinlenerek ve LKD’nin yazısına ben de katıldığım için blogumda paylaşmak istedim.

Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?

Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?

İşte bugün başlayan Aselsan stajıma günün son noktasını koyan, bizim bukadar teknolojinin, sosyal medyanın, telefonların, bilgisayarların arasında başımızı kaldırmamızı ve dünyada olup biten diğer şeylere, hatta sosyal medya, telefon, bilgisayar ile yaptıklarımızı canlı canlı yapmanın sonradan özlemini çekmememizi ve pişman olmamamızı isteyen İletişim adlı konuyu işleyen bu abla Müşfik KENTER’den aldığı bu şiir belki bir uyarı belki bir kapanış notu niteliğinde uğurladı bizi.

Belki “eve gidicez artık oh!” düşüncesi ile çok üstünde durulmadı.Ancak önemli şeylerin farkına varılması gerektiğini gösteren bir şiir.Bu yüzden paylaşmak istedim.

Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?
Hiç vaktiniz yok, “Fast live”, “Fast food”, “Fast music”, “Fast love”…
Dikte ettirilen “yükselen değerler”, “in” ler, “out” lar…
Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi.
Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar, Size sesleniyorum!
Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?
Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?
İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza?
Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?
Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir?
Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?
Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını?
Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında?
Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda?
Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?

Müşfik KENTER

 
 
Bu yazıyı Twitter’da Paylaş      
COvayurt’u twitterdan takip et